Bir Başkadır Direniş

Bir Başkadır bir dizi ve ele aldığı hikâye belki hiç yaşanmadı. Ancak Soma ve Ermenek’te madencilerin direnişi devam ediyor. Bağımsız Maden İş’in de dediği gibi Bir Başkadır’ın çok ötesinde #MadenciyleYürüyorum demek.

Hemen her konuda –menemen dâhil- kutuplaşma yeteneğine sahip Twitter kullanıcılarının son muhaberesi Berkun Oya’nın Netflix için çekmiş olduğu Bir Başkadır dizisi oldu. Diziye koşulsuz övgü düzenler kadar dizinin –evet, bu bir dizi- konusu ve karakterleri üzerinden sert eleştirenler de var. Dizi Türkiye toplumunun içindeki karakterleri barındırması ve bu karakterlerin diyalogları bakımından ana akım televizyon kanallarında her akşam uzun uzadıya bir birine bakışan insanların olduğu dizilere göre epey başarılı görünüyor. Yeşilçam özlemi çekenler için de hem müzikleri hem de görselliğiyle tatmin edici olmuş. Benim gibi NBC hayranları için de göze hoş sahneleri var. Diziye övgümüzü yaptık, şimdi madalyonun diğer yüzüne bakalım. 2007-2011 arasında hemen her hafta Radikal 2’de gördüğümüz zengin, elitist laikle yoksul, muhafazakâr varoş mahalle insanı klişesinin, yaşanan onca şeyden sonra 2020’de yeniden üretilmesi rahatsız edici. Başta da söylediğim gibi bu bir dizi ve bu dizi üzerinden genele varan analizler yapmak zaman kaybından başka bir şey değil ama laik-muhafazakâr çatışması hikâyeleri kuyruğuna basılmış kediye çeviriyor bizi.

Gerçeğin soğuk yüzünü arayanlar ya da sosyal medyada kutuplaşmak isteyenler için: Bir Başkadır bir dizi ve ele aldığı hikâye belki hiç yaşanmadı. Ancak Soma ve Ermenek’te madencilerin direnişi devam ediyor. Emek ve sermaye çatışmasında kutuplaşmak en iyisi. Bağımsız Maden İş’in de dediği gibi Bir Başkadır’ın çok çok ötesindedir #MadenciyleYürüyorum demek.

Bir Baskadir Madenci

Yine Yeni Yeniden Reform

Damat Berat Albayrak’ın istifası sonrası artık duymaktan gına getiren reform ve paket kelimeleri Tayyip Erdoğan tarafından tekrar tedavüle sokuldu. Yapılan her “reform” sonrası adalet ve ekonomide işlerin daha kötüye gitmesi nedeniyle ülkenin en az yarısı reform karşıtı oldu. Biden etkisinden midir yoksa ekonomide artık tünelin sonundaki trenin ışığından mıdır bilinmez yine, yeni, yeniden reform.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül geçtiğimiz günlerde hâkim ve savcılara “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun. Bizim yargı mensuplarından beklediğimiz budur. Hiç kimsenin talimatına, telkinine bakarak değil, dosyaya bakarak vicdanınıza göre karar verin, 83 milyon geleceğe daha güvenle baksın” diye sesleniyordu. Son 10 yılda yaşanan onca hukuksuzluktan sonra ne kadar da rahat söylüyor şaşırmamak elde değil. Sanki bunca zamandır yaşananlar başka bir ülkede yaşanmış ve Demirtaş, Kavala ve yüzlerce gazeteci başka bir iktidar zamanında hapse girmiş gibi “bırakın adalet yerini bulsun” çağrısı yapıyor. Dizi olsa absürt komedi diyeceğimiz durum hakikaten.

Bakanın çağrısını okuduğumuz günün ertesinde Adana’da 72 yaşında bir kadının boğazını keserek değerli eşyalarını çalan 307 gün firari olan iki erkek yapılan yargılamada ağırlaştırılmış müebbet ceza alıyor ve cezaları iyi halden müebbete çevrilip adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor. Youtube kanalına sokakta röportaj veren vatandaşın tutuklu yargılandığı, katil ve hırsızların adli kontroller ile serbest bırakıldığı ülkede daha ne gibi reformlar yapılacak izleyip göreceğiz.

Muebbet Kupur

-Mış Gibi Muhalefet

Birkaç gün önce İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Sağlık Bakanı Koca’yı mentionlayarak tedbir almakta gecikiyorsunuz uyarısından sonra artık muhalefetten muhalefet göreceğiz heyecanı yaşamamızla; İmamoğlu’nun bakan aradı, konuştuk, beraber çalışmak vazifemizdir açıklamasını görmemiz bir olmuştu. Aykut Erdoğdu’nun ekonomi anlatmak için gittiği Mersin’de tekne turu yapıp bunu sosyal medya hesabından paylaşmasınaysa hiç girmeyelim.

İstanbul’da salgının kontrolden çıktığı malum. Devletin verdiği rakamlardan değil mezarlıklar müdürlüğünün defin sayılarından salgının durumunu takip ediyoruz. Pandeminin başından beridir iktidarın sürece dair belediyeleri devre dışı bırakma çabasını da izledik. Artık muhalefetten birinin çıkıp yeter demesini beklerken İmamoğlu’nun bakan aradı mutluluğuna iktidardan soruşturma cevabı gecikmedi. İBB sözcüsü Murat Ongun, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından Ekrem İmamoğlu hakkında “Ya Kanal Ya İstanbul” “Kanal İstanbul’a Kimin İhtiyacı Var” afişleri ile ilgili olarak inceleme başlatıldığının tebliğ edildiğini duyurdu. Her fırsatta iktidara çiçek verip sonrasında devletin “şefkatli” kollarında kendilerini bulmalarına rağmen hiç akıllanmamayı nasıl başarıyorlar merak konusu. –mış gibi muhafeletiyle bir 18 yıl geçti ve daha kaç yıl geçecek bilinmez.

Murat Ongun Tweet

Bir Cevap Yazın

376TakipçilerTakip Et
0TakipçilerTakip Et