Salı, Temmuz 16, 2024
spot_img

Depremde En Çok Kadınlar Öldü!  

Demem o ki “şu eşitsizliği bir çözelim, diğeri kolay” diye bir çözüm yolu yoktur. Çözmeyi ertelediğimiz eşitsizlik bizi yutuverir bir lokmada, diğerini kusar anında… Kadınlar ve erkekler yaratmak istedikleri düzenin eşitliği içinde, iki gulyabaniyi devirmek zorundadırlar.

En çok, en az? Bilmiyoruz, muhtemelen de öğrenemeyeceğiz! Depremde ölenlerin yaş ve cinsiyetlerine göre dağılımına, hatta gerçek vefat sayılarına bile ulaşabileceğimiz meçhul görünüyor. Peki pandemide ölenlerin sayılarını ve demografik dağılımlarını biliyor muyuz?

TUİK’in kapısı duvar.

Ölen ölür, kalan sağlar bir sonraki afet için rezerve edilir…

Bilmiyoruz; bilmiyoruz ama elimizdeki verileri kullanarak, benzer olayların deneyimlerine dayanarak, dünya örneklerini ve yurt dışında yapılmış akademik çalışmaları inceleyerek bazı tahminlerde bulunabilir miyiz?

Aha da şuraya yazıyorum:

Bu depremde en çok kadınlar öldü!

Engelli kadınlar daha da çok öldü!

Engelli ve yaşlı kadınlar daha daha çok öldü!

Gebe kadınlar daha çok öldü!

Gebe ve çocuklu kadınlar daha da çok öldü!

Gebe, çocuklu ve evdeki yaşlıya bakan kadınlar daha da daha çok öldüler!

Çocuklarıyla, torunlarıyla beraber!

Erkekler ölmedi demiyorum ama en çok kadınlar öldüler!

Nereden biliyorum?

Enkaz başında bekleyenlerle yapılan onlarca röportajı izledim. Bazı meslek kuruluşlarının ölen meslektaşlarının isimlerini yayınladığı listeleri inceledim.

Ama en önemlisi, tüm dünyada afet ölümlerindeki cinsiyet eşitsizliğine ait araştırmaları, raporları okudum. Hepsi aynı şeyi gösteriyor:

Depremde en çok kadınlar ölür!

Nerede ne olmuş, kim daha çok ölmüş?

Asya’da meydana gelen tsunamilerde kadın ölümlerinin erkeklerden 3-4 kat fazla olduğu görülmüş.

Japonya’da 1995 yılında gerçekleşen Kobe depreminde ölen kadınların sayısı erkeklerden yüzde 50 daha fazla olmuş.

Myanmar’da 2008’deki Nargis Kasırgası’nda hayatını kaybedenlerin yüzde 61’ini kadınlar oluşturmuş.

Bangladeş’te 1991 yılında meydana gelen Gorky Kasırgası’nda yaklaşık 140 bin kişi hayatını kaybederken bunların sadece yüzde 9’u erkekmiş.

Neden kadınlar?

Biyolojik farklılıklar yani erkeklerin fiziksel olarak daha güçlü ve dayanıklı olduğu için kadınların öldüğü iddiası mesnetsizdir. Biyolojik farklılıkların altında büyük oranda toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitsizlik yatmaktadır.

Toplumsal cinsiyet rolü, “afetlerde öncelikle ölecek” olarak etiketlidir kadınlar için. Neden mi?

Kadınların refleksleri aile fertlerini korumak ve gerekirse kendini feda etmek şeklinde geliştirilmiştir. Deprem anının ilk saniyelerindeki kendini kurtarabileceği en değerli süre içinde çocukları kurtarmaya çalışan kadınlar ölümden kurtulamamaktadır. Bakmayın siz filmlerde ailesini kurtarmak için kendini ölüme atmaya hazır erkeklerin bolluğuna. Yok öyle şey, o sadece filmlerde oluyor.

Kadınlar kurtulduğu, hatta enkazdan ölü olarak çıkarıldığı zaman bile “aile şerefine, erkeğin namusuna” helal getirmeyecek kıyafet içinde olmalıdır. Enkaz molozlarının dili olsa da söylese, acaba kaç kadın başörtüsünü aramak, düzeltmek için ölmüştür.

Peki anladık, depremde kadınlar ölüyor da hangi kadınlar?

İşte geldik en can alıcı soruya!

Yapılan araştırmalar açıkça gösteriyor; sosyal ve ekonomik eşitsizliğin cenderesindeki kadınlar daha, daha da çok ölüyorlar. Çünkü onları koruyacak sağlam evlerden, toplumsal cinsiyet rolünün altında ezilmekten kurtulabileceği eğitimden, başkaldırabileceği kültürel enstrümanlardan yoksundur kadınlar. Depremde kurtulan yoksul kadınlar, her şeye sıfırdan başlayarak ailelerini ayağa kaldırmanın yükünü taşırlar; afet sonrasının kaos ortamında tecavüze ve şiddete karşı korunmasızlardır.

Ne yapmalı?

Bu “ne yapmalı” sorusunu her soruşumda, kendimi Lenin gibi hissederim; bu hissin sorumluluğu ile yazıyorum:

Cinsiyet eşitsizliği ile sosyal/ekonomik eşitsizlik birbirinden beslenen iki gulyabanidir; biri diğerini yeniden üretebilme kapasitesine sahiptir. Demem o ki “şu eşitsizliği bir çözelim, diğeri kolay” diye bir çözüm yolu yoktur. Çözmeyi ertelediğimiz eşitsizlik bizi yutuverir bir lokmada, diğerini kusar anında… Kadınlar ve erkekler yaratmak istedikleri düzenin eşitliği içinde, iki gulyabaniyi devirmek zorundadırlar.

Diyeceğim budur!

 

KAYNAKLAR

1-Depremde en çok kadınlar ölüyor, neden? Türkiye’de durum ne?, Kronos web sitesi, 20 Kasım 2020, https://kronos36.news/tr/depremde-en-cok-kadinlar-oluyor-neden-turkiyede-durum-ne/

2-Ece Ünür, Afet Yönetı̇mı̇nde Toplumsal Cı̇nsı̇yet Eşı̇tsı̇zlı̇ğı̇: Doğal Afetlerde Cı̇nsı̇yete Dayalı Zarar Görebı̇lı̇rlı̇k Farkı, İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi – İAÜD – ISSN: 2757-7252, Nisan 2021 Yıl 13 Sayı 2.

1 Yorum

  1. Çok haklısınız, maalesef en çok kadınlar ölüyor. Hayatının çoğu evde geçiyor. Evde herkesi düşünmek, giydirmek yedirmek içirmek korumak içgüdüsü etkili oluyor. Çok az da olsa erkekler gece de dışarda çalışıyor olabiliyor.

Bir Cevap Yazın

4,573BeğenenlerBeğen
2,371TakipçilerTakip Et
9,078TakipçilerTakip Et
[td_block_10 limit="6" custom_title="YAZARIN DİĞER YAZILARI" autors_id="10"]