Cumartesi, Aralık 10, 2022
spot_img

Emekçilerin Aşağıdan Mukavemetine, Sosyalist Siyasetle Destek Olmaya!

Sermayenin ve iktidarının işçilere, emekçilere, yoksullara karşı her türlü baskı ve zor aygıtlarını kullandıkları koşullarda sosyalist/ devrimci bir mukavemet hattında buluşmaya, bir siyaset merkezi inşa etmeye çağırıyoruz.

Son aylarda artan emekçi eylemleri, neredeyse her şeyin durduğu koşullarda, aşağıdan bir mukavemetin olanaklarını çoğaltmaya başladı. Bunda günden güne büyüyen ve yaygınlaşan yoksulluğun olduğu kadar, iktidarın kendi yasalarına bile uymamasının da etkisi var.

KHK ile ihraç edilen kamu çalışanları, Bimeks, Cargil, Atlas Global işçileri, Birleşik Metal İş’te örgütlü metal işçileri, Nakliyat İş’te örgütlü işçiler, Bağımsız Maden İş’te örgütlü Soma ve Ermenek maden işçileri eylem ve direnişleriyle sınıf savaşımının “küçük küçük” fakat anlamlı ve öğretici örneklerini sergiliyorlar. Özellikle Bağımsız Maden İş Sendikası’nın sorunların çözümü için doğrudan muhatabına, başkente yürüme ısrarı, mukavemet kadar diyalog kapısını da sürekli aralık bırakması, sınıf hareketi ve (basın açıklamacılığı sınırlarını aşamayan) sair bütün muhalefet güçleri açısından da yol gösterici oluyor.

Ankara’nın, siyasal iktidarın emekçiler tarafından sorunların çözümü için taraf olmaya zorlanması, milyonlarca insanın hem adalet sistemini sorgulamasına hem de iktidar özelinde “devlet-işçi”, “devlet-sermaye” ilişkilerinin gerçek mahiyetinin gözler önüne serilmesine yol açıyor.

Bu noktada kapsayıcı, var olan eylem ve mukavemetleri anlamlı biçimde birleştirecek etkili bir muhalefet, sosyalist bir siyaset merkezinin olmayışı eylem ve mukavemetlerin bulundukları alanlara sıkışmasına yol açıyor.

Bu eksiklik, AKP iktidarı ve sermayenin sınıfa müdahalesini kolaylaştırırken, sınıf hareketinin bütüncül bir tutum geliştirebilmesinin de olanaklarını daraltıp, nesnel olarak güçlenirken, öznel olarak zayıf düşmesine yol açıyor.

Son günlerde özellikle Gebze’de metal işçilerine, Ermenek’te maden işçilerine yönelik sert müdahalenin arkasında, AKP’nin bütün mukavemetin kendisine yönelmesi korkusuyla birlikte, bu eksikliğin payı da bulunmaktadır.

Ne İçin Mukavemet’ başlıklı çıkış yazımızda;

“… Mücadele içerisinde yenilenmiş sosyalist/devrimci fikir ve örgütlenmeler yaratma mücadelesine bilinçli, örgütlü bir biriktirme süreci ile müdahale edilmedikten sonra karşı karşıya olunan sorunların aşılamayacağını söylemek yanlış olmayacaktır...” demiştik.

İşçilerin anlamlı ve sistemi sorgulamaya başlayan mukavemetlerinin artacağı, iktidarın ise daha da sert karşılık vereceği açıkça görülüyor. Mafyanın ana muhalefet partisi başkanını alenen tehdit ettiği, Erdoğan’ın ‘sistem içi’ düzenleme isteyen Bülent Arınç’ı tasfiye ettiği vb. olaylar dikkate alındığında iktidar bloğunu oluşturan tüm unsurların her alanda daha da saldırganlaşacakları görülüyor.

Mukavemet olarak, sınıflar mücadelesine katkı sağlayan, yol gösteren, güç katan işçilerin, emekçilerin eylemlerini ayrımsız olarak desteklemenin görev ve sorumluluk olduğunu düşünüyoruz.

Sermayenin ve iktidarının işçilere, emekçilere, yoksullara karşı kendi aralarındaki tüm ayrımları bir kenara bıraktıkları, her türlü baskı ve zor aygıtlarını kullandıkları koşullarda sosyalist/ devrimci, işçi sınıfından yana olanları da ortak bir mukavemet hattında buluşmaya, sosyalist bir siyaset merkezi inşa etmek için mücadele etmeye çağırıyoruz.

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Haftalık Siyasal Durum Değerlendirmesi

4,216BeğenenlerBeğen
944TakipçilerTakip Et
6,269TakipçilerTakip Et
Birinci Dünya Savaşı öncesi Fransa’sına gidip, çağdaş, entelektüel, özgür düşünceli, sol siyasal duruşa sahip bir erkeğe, kadınların seçimlerde oy kullanması üzerine fikirlerini sorabilseydik, alacağımız...
2 Aralık Köleliğin Kaldırılması Günü, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü, 5-11 Aralık İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası, 10 Aralık...
Seçim sürecinin fiilen başlamasıyla birlikte ittifaklar ve partiler genel sorunlarla birlikte neler yapacaklarını da açıklamaya başladılar. Saray/AKP/MHP ittifakı emekçilerin, yoksulların krizine dönüştürdüğü ekonomik sorunları...