Marilyn Monroe: #Metoo Hareketinin Zamansız Öncüsü

Yıllar önce cesur bir Hollywood yıldızı sinema sektöründeki erkek egemenliğinin kirli dünyasını ifşa etmişti: “Tanıdığım Kurtlar” makalesinin yazarı Marilyn Monroe

#MeToo hareketi patlamadan çok çok yıllar önce, kadın haklarının bütün dünyada çok daha geride olduğu, iş yaşamında kadınların kolay kolay yönetici olamadığı bir dönemde cesur bir Hollywood yıldızı sinema sektöründeki erkek egemenliğinin kirli dünyasını ifşa etmişti.

Motion Picture and Television Magazine’in Ocak 1953 sayısında, Hollywood’un kadınlar için zehirli ortamını ortaya koyan makalenin adı “Tanıdığım Kurtlar” idi. Yazarı ne eski bir sanatçı ne de sektörden dışlanmış eski bir oyuncuydu, tersine yükselen bir yıldızdı, fakat henüz birkaç filmi vardı. Yani yeri sağlam da değildi. Yine de Marilyn Monroe kariyeri için oldukça tehlikeli bir yazıya imzasını koymaktan çekinmemişti.

1953 tarihli makalesinde 27 yaşındaki Monroe, Hollywood’da tanıştığı farklı erkek türlerini anlatıyordu. “Pek çok kurt türü var” diye yazdı. “Bazıları uğursuz, bazıları sadece iyi zaman geçirmekle ilgileniyor ve diğerleri için ise bu bir oyun.” Hollywood’daki cinsel taciz kültürünün ifşası 2017’de Harvey Weinstein aleyhindeki iddialarla başlamadı. Aslında, sektörün en büyük efsanelerinden birisi sessizliği kıran ilk öncülerden birisiydi.

Michelle Morgan, “Marilyn Monroe: Özel ve Gizli”  kitabında 1940’ların sonlarında gelecek vadeden bir model ve oyuncu olan genç Monroe’nun zorlu mücadelesini anlatıyor. Monroe sık sık yemek parası bulmakta, kira ödemekte zorlanıyordu ve modellik mesleğinin bazı tehlikeleri vardı. Monroe, 1962’de aşırı dozda uyuşturucudan ölmeden iki yıl önce verdiği bir röportajda, seks faktörünün mesleğini nasıl etkilediğini açıklamıştı: “Modellik yapmaya başladığımda, işin bir parçası gibiydi… Ve eğer gitmezseniz, zaten gidecek 25 kız vardı.” Hollywood’da yıldız olmak daha kolay değildi. “Marilyn Monroe’nun Pek Çok Yaşamı”nın yazarı Sarah Churchwell: “Hollywood’a girmeye çalıştığı, modelliğinin ilk günlerinde bile, erkekler ona asılır ve filmlerde rol almasına yardım edebileceklerini söylerlerdi.” Monroe’nun menajeri Harry Lipton, bir Hollywood partisindeki güçlü yöneticinin, onunla yatması karşılığında Monroe’ya lüks hediyeler vaat etmesinin hikâyesini anlatmıştı. O reddetti. “Böyle erkeklere ne söyleyebilirim Harry?” dedi, “Öğreneceksin,” diye yanıtladı Lipton.

“Hollywood’da bir kızın erdemi, saçından çok daha az önemlidir. Ne olduğunuza değil, nasıl göründüğünüze göre değerlendirilirsiniz. Hollywood size bir öpücük için bin dolar ve ruhunuz için elli sent ödeyecekleri bir yerdir. Biliyorum, çünkü ilk teklifi yeterince reddettim ve elli sentle kala kaldım” (Marilyn Monroe-Benim Hikâyem)

“Pek çok aktris ilk şanslarını böyle elde etti. Erkeklerin çoğu o kadar korkunç ki, onlardan alınabilecek her şeyi hak ediyorlar!” – (Monreo, W.J. Weatherby’in ‘Yapımcıların seks talepleri doğru mu?’ sorusunu yanıtlıyor.)

Monroe kurtlara nasıl tahammül edileceğini öğrendi. Bitmemiş otobiyografisi “Benim Hikâyem”de “Bir sürü vardı. Paralarını almadım… Ama limuzinlerine binmeye ve havalı yerlerde yanlarında oturmaya devam ettim. Her zaman bir iş şansı vardı ve başka bir kurdun seni fark etme şansı vardı” diyor. 1946’da, 20 yaşındayken Monroe, Twentieth Century Fox ile yaptığı ilk büyük işe girdi. Ertesi yıl Columbia Pictures ile yeni bir sözleşme imzaladı. Ancak bu, istenmeyen teklifleri durdurmadı. Churchwell, “Onu oyuncu kadrosuna alma karşılığında onunla yatmak isteyen yapımcılar hakkında o kadar çok hikâye var ki” diyor. Columbia Pictures için deneme çekimi yaptıktan sonra stüdyonun evli başkanı Harry Cohn onu yatında kendisiyle bir geziye çıkmaya davet etti. Sadece Cohn’un karısı da gelirse geleceğini söyledi. Monroe kovuldu. Ancak Monroe hayalinin peşinden gitmek istiyordu ve ‘oyuncu seçimi kanepesinden’ tamamen kaçamazdı. Monroe şöyle diyor: “Yapımcı bir oyuncuyu bir senaryoyu tartışmak için ofisine çağırdığında aklındaki tek şey bu değildir. Yapımcılarla yattım. Yapmadım desem yalan söylemiş olurum. “Monroe yıldız olduktan sonra sektördeki diğer kadınlara göz kulak olmaya çalıştı. İngiliz talk şovu This Morning’de verdiği bir röportajda Joan Collins, Monroe’nun kendisini Amerika’ya gelen genç bir İngiliz aktris olarak sektörde çalışmanın tehlikeleri hakkında uyardığın anlattı: “İçerideki kurtlara dikkat et tatlım… İstediklerini alamazlarsa, kontratından vazgeçerler.”

Monroe özellikle “Benim Hikâyem” çalışmasında ve 1953 tarihli makalesinde bu tacizleri anlatmaya çalıştı: Partilerde onu köşeye sıkıştıran yönetmenler, cumartesi öğleden sonra onu ofisine davet eden yapımcılar. Churchwell, “Marilyn, şimdi cinsel taciz olarak adlandırdığımız şey hakkında konuşan ilk büyük yıldızlardan biriydi. Kadınların güvensiz olduğu bir kültürü anlatıyordu ve bütün amacı bunun defalarca olduğunu söylemekti” diyor. Ölümünden sonraki yıllarda, Monroe’nun biyografi yazarları ki çoğu erkekti, yıldızın sektördeki sessizliği kırmaya çalışan tarafını görmezden gelme eğilimindeydiler, bunun yerine kişisel hayatının daha müstehcen ayrıntılarına odaklanmayı tercih ettiler. Monroe hayattayken kendini bir sosyal reformcu ya da kadın hakları için bir öncü olarak görmedi. Monroe’nun iyi bir arkadaşı olan şarkıcı Ella Fitzgerald bir zamanların ekran efsanesi hakkında şöyle demişti: “Sıradışı bir kadındı, zamanının ilerisindeydi ve bunun farkında değildi.”

Kaynak: ozy.com

Çeviri: Gökhan Kaya

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz